31 Aralık 2007 Pazartesi

31 Aralık P.tesi

  • Günler gelip geçmekteler, kuşlar gibi uçmaktalar.
  • Annelerle geçirilen zaman hep eksik kalır. Doğan Hızlan
  • Bir erkek az ve sık sık sever. Bir kadın çok, ama nadiren sever. Basta
  • Başarılı olduğuma göre, iyi de para kazanmak isterim. Porsche Ceo'su
  • Zoru hemen yaparim, imkansiz vakit alır...
  • Hayatımın en büyük yalanı.. Hayatımın yalan olmadığının da tek kanıtı..
  • Ben guzele guzel demem kafam guzel olmayınca.
  • Eşekten şeker esirgenmez ama eşek, yaratılışı bakımından otu beğenir. Mevlana
  • Bütün insanlar birbirine benzer. Ama memleketler çok farklıdır. Tito
  • Pembe diziler; ananelerin, babaannelerin ve annelerin çocukların çizgi film izlemesini engellemesi için icat edilmiş işkence aletleridir. A.Çelik
  • Bir bankayla kim iş yaparsa yapsın, kazan yalnızca bankadır. Bunu görmemek için aptal olmak lazım. Ama bütün reklamlar biz kazanıyormuşuz gibi anlatıyor. RTÜK'te yalan serbest mi acaba.
  • Recai Kutan& Necmettin Erbakan, tek takunya ikizleridir.
  • Kaz Dağları2nın üstü, altından daha önemlidir. Çarşı
  • Değişmeyen tek şey, değişimin kendisi, değşen tek şey, daha az insanın buna inamasıdır. Tito
  • Bi kere yaptım gene yaparım.
  • Malın sebatı yoktur; gece gelir, gündüz dağılıverir. Güzelliğinin de değeri yoktur. Bir diken yarasıyla solup sararıverir.. MEVLANA
  • Ey can, önce farenin şerrini defet, sonra buğday biriktirmeye çalış, çabala! Mevlana
  • Haylaz çiftçiyi inat batırır.
  • nev-i şahsına münhasır
  • Sisifos
  • bana muhalefet partisi

- Cengiz Abi kızla evlenicem ama babası vermiyo...

o Kız veriyo ya olum babasına ne gerek var...

- Ben babasını istiyorum Cengiz Abi..

0 ...

  • Sensiz saadet neymiş, tatmadım flamenko..
  • Kafamızı güzel yap Ulu Mojito.
  • Roman yaz, Nobel'e yolla, ödül evine gelsin..
  • Ef-bi-ay dünyaya hükümdar olmaz..
  • Geçmiş türban bayramınızı kutlarım..
  • V.Ö.

  • İnsan, yapısından ve şartlarından gelen bir doğallıkla tüketmiyorsa hayatı, görüntüde her zaman problem çıkar. Sokaklarda rastlamışsınızdır, gündeliğe giden kapıcı eşleri, çalıştıkları hanımefendilerin eski ama gösterişli kabanlarını giyip, ellerine de hanımefendilerinin artık kullanmadıkları eşyalarını taşıdıkları bir Benetton torbası aldıklarında görüntü patlak verir. Özenerek donanmak bir çeşit maymunluktur ve taklit ettiğin kişiyle aranda hep o tanımsız fark baki kalır. Fırat Budacı
  • Göbeksiz erkek barkodsuz eve benzer. Büstün
  • Dünya: Hem güneş etrafında, hem de kendi etrafımda dönüyorum... Kusucam şimdi... Şimdi dediysem, beş milyon yıl sonra... E. Yaşaroğlu
  • Hav İtler!

22 Aralık 2007 Cumartesi

22 Aralık C.tesi

  • Tembel bir zihin şeytanın atelyesidir ve şeytanın adı alzheimerdır.
  • Öfke çeliktir, kılıç olması için sabır gerekir.
  • Söz uçar, yazık olur. (Söz uçar, yazı kalır.)
  • Yakacakla s.keceğin kötüsü olmaz.
  • S.kicem böyle aşkın ızdırabını.
  • İnanç perdesi ne kadar kalınsa, akıl güneşi o kadar geç doğar.
  • Bir insanda kanaat varsa, cehennemin yarısından kurtulmuştur.
  • Cehennemde ateş, odun yoktur. Herkes kendi ateşini, odununu dünyadan kendi götürür.
  • Hangi çılgın dışavuracakmış şaşarım! VÖ
  • Avrupa şampiyonasında Almanya yenilirse biz de yenilmiş sayılcaz.
  • Bülent Ersoy, her derde diva! Ceyhun Yılmaz
  • dilim dilim anadilim Feyza Hepçilingirler
  • errorle mücadele
  • top corn
  • göğe tüküren adam
  • 6 degrees of separation
  • ifrat vs tefrit
  • tavşan sevgili metüst

Darwin teorisi

  • Pısst Havvaa! Oynaşalım mı kız?
  • Iyyy... Sana vereceğime maymuna veririm daha iyi...

Erdil Yaşaroğlu

  • Hacıların çocuğuyum. (AKP oricinıl saundtrek)
  • Nerede trak, orada bırak. / Trik trak trik trak olur mu hiç çalışmamak?
  • Kaan Sezyum

Haldun Dormen: Bu ceket ne kadar?

1000 YTL

HD: Deniz görüyor mu?

15 Aralık 2007 Cumartesi

  • Mazilerdeki keşkeler yerine istikbaldeki belkilerle yaşamalayız.
  • Nefesim kesilsin EFES'im kesilmesin
  • Hüsnü nemlendirici
  • içimdeki piç beni terketme hiç
  • İnsan kendini yalnızca insanda tanır. Goethe

met üst:

  • kimlerdensin? telesekretere konuşamayangillerdenim
  • (telde) aradığımı söyler misiniz? neyi aradığını söyliim yavrum? eski günleri ühü eski günleri..
  • benim için erişilmez biri oldu o hep. aman be. kendini değiştiremiyorsan operatörünü değiştir bari kızım.
  • akşam yediğin hurmalar, sabah .ötünü tırmalar

  • herkes akıllı olsun.. 1 koyup 3 alacağız..
  • kendini kurtaran adamın oğlu geri döndü: abdullah unakıtan CEM

  • Peki Uygur Kardeşlerin kötü giyinenine ne oldu kuzum? Uçan Kaz Nils gibi ortadan kayboldu o diğer Uygur. Zaten bu uygur kardeşlerin de durumu ayrı bir fena. Hem kötüler hem de 2 taneler. Allah'tan şu sıralar sadece biriyle radyasyonu alıyoruz.
  • .. parçasının derinlemesine psikanalizini haftaya yapmak istiyorum.. Türk poposunun geldiği son noktaya sizlerle birlikte çıkalım istiyorum. KAAN SEZYUM

  • Türkiye gazete okumada sonuncu, ama yandakinin gazetesini okumada 1. sıradaymış
  • Direnen Mızıkacıları
  • Müzik ruhun gıdasıysa caz boğazdan gelir.
  • Yemek yedikten sonra ellerinizi yıkamadan mouse'ları ellemeyin olm, sonra yağlı yağlı, pis pis giriyoruz gogıl'a.
  • İnternet haberciliğinde bir haberi "tıkladığınızda" ilgili haberde ünlü ve güzel bir bayan varsa, bayanın haberle ilgisiz, bacak ve meme çatalı fotoğraflarının olduğu başka bir sayfaya davet alıyorsunuz. Asıl haber geri planda kalırken, bayanın her yerinden haberdar olabiliryorsunuz. Çok bayan gördüm bu yöntemle, yaygın bir "habercilik anlayışı" bu..

v.ö.

  • Bozmayın ulan Hasan'ın keyfini...
  • Aurello molla desinler.
  • Tak etti canıma bu maskülen balo.
  • Klasik, her gün güncel demek.
  • 2 msj uzunluğuna erişen, ya tutkuludur veya kolpacı.
  • Salzburg'lardan havalanan bir ördek gibi sesin.
  • Fazıl Say baştan.. Do.
  • Haz istasyonu.

11 Aralık 2007 Salı

SON BULUŞMAMIZ/AYRILMALIYIZ/BİR GÜLÜ SEVDİM

Bu son buluşmamız bu son görüşmemiz
Kimbilir bir daha karşılaşmayız
Belki de bir daha görüşemeyiz
Ayrılmalıyız ayrılmalıyız

Bir gülü sevdim bir seni sevdim
Bir mevsimlikmiş senle aşkımız
Gel etme desem kal gitme desem
Hiç faydası yok ayrılmalıyız

Benim gözlerim yaşlı senin yüreğin yaslı
Bu aşkta bir umut kalmadı yazık
Seni bir başkası bekliyor artık
Ayrılmalıyız ayrılmalıyız

10 Aralık P.tesi

  • Herkes sahnede olunca koltuklar boşalıyor.
  • Türkiye, eşleriyle mutsuz olan insanların evliliklerini sürdürme cenneti.
  • Bir süre daha statükonun içinde kal.

PSİKİYATR

  • Güzel gözleriniz olsun istiyorsanız, güzel insanlarla gözgöze gelin.
  • İdeal vücut ölçülerine sahip olmak ve ince kalmak istiyorsanız, yemeğinizi yoksullarla ve açlarla paylaşın.
  • Alımlı saçlara sahip olmak istiyorsanız, çocuğunuzun günde en az bir kere onları okşamasına izin verin.
  • Yaşadıkça, 2 elinizden birinin kendiniz, diğerinin başkalarına yardım etmek için var olduğunu anlayın ve bunu unutmayın.

Audrey Hepburn

  • Önce zarar vermeyeceksin. Hipokrat
  • Gelsin ki geçsin.

5 Aralık 2007 Çarşamba

5 Aralık


  • Noktaları ileriye doğru birleştiremezsiniz.

  • Başarılı olmanın ağırlığı yeniden başlamanın hafifliği ile yer değiştirmişti.

  • Her günümü, hayatımın son günüymiş gibi yaşarsan, günün birinde haklı çıkarsın.

  • Stay hungry, stay foolish.

Apple ve Pixar'in Kurucu ve CEO'su Steve Jobs

4 Aralık 2007 Salı

sohbet 3-4

  • Kardan adamın saltanatı güneş görününceye kadardır.
  • Amel imandan bir cüz değildir.
  • Merkezde yamukluk aşağıya inkar olarak gider.
  • Neye noksan bakarsan noksanındır senin. Yuşa Hz.
  • Herkes kalitesi nispetinde imtihana tabi tutulur.

3 Aralık 2007 Pazartesi

3 Aralık

  • Dalgasız denizde herkes kaptan

V.Ö. :

  • Pis zamanlar Amerika!
  • Karınca sosyalizmse, karıncayiyen faşizmdir!..
  • Büyük Ortadoğu Projesi: Büyük geçmiş olsun...
  • Ordan bi gaste, bi sigara, bi de artık ne istiyorsanız onu verir misiniz Aydın Doğan bey?.
  • Başka dini aşağılayan emperyalist işgalcilere "Kudüs aşısı" yapılsın.
  • Sarışın bomba imha ekibi
  • Bi kar püskürtme makinaları, bi de Eda Taşpına, yaz boyunca yatarlar!
  • Benden sorsan Uma Thurman derdim, hani Kill Bill'in var ya!

1 Aralık 2007 Cumartesi

sodom ve gomorra

  • halbuki ben onun, bir aile sahibi olmanın dışında bütün kusurlara sahip olabileceğini düşünmüştüm
  • Ne var ki, geleceği bazen farkına varmadan içimizde taşırız, yalan zannettiğimiz sözlerimiz, yakın gelecekteki bir gerçekliği tasvir eder.
  • Bir şaheseri bozmak, yaratmaktan çok daha zordur.
  • komik olmayan sözlerine böyle kahkaha ile gülen insanlar, bu şekilde üstlerine aldıkları gülmeye katılma yükümlülüğünden bizi kurtarmış olurlar.
  • Sevgi bittikten sonra bile, sevmiş olmak tamamen anlamsız değildir, çünkü daima başkalarının anlayamadığı nedenlerle sevilir.
  • en somut yorgunluğun bile, özellikle sinirli insanlarda, bir bölümü, dikkate bağlıdır ve sadece hafıza tarafından sürdürülür. Yorulmaktan korktuğumuz an, birdenbire bitkin düşeriz; yorgunluğu atmak için, unutmak yeterlidir.
  • Asıl zevk, uğruna bir başkasından vazgeçilendir.
  • Sebebi ister yaşlılık olsun, ister hastalık, belirli zayıflık düzeyinde, uyku feda edilerek, alışkanlıkların dışında yaşanan bir zevk, düzendeki en ufak bozulma, bir sıkıntı haline gelir.
  • En tehlikeli gizlilik, kabahatin kendisinin, suçlunun zihninde gizlenmesidir
  • bekleyiş içinde olduğumuz zaman, sesleri toplayan kulaktan, sınıflandırıp çözümleyen zihne ve oradan da, sonuçları bildirdiği kalbe yapılan çifte yolculuk o kadar süretlidir ki, süresini farkedemeyiz bile, doğrudan kalbimizle dinliyormuşuz gibi gelir bize.
  • Sözü en çok dinlenen hekim, hastalıktır; iyiliğe, bilgiye söz veririz sadece; acıya ise boyun eğeriz.
  • seçtiğimiz hazlar, eğer gerçekleşecekleri kesinse, onları beklerken hoşa gitmeye çalışmanın tembelliğine ve sevmenin imkansızlığına kendimizi adayabilirsek, uzakta da olabilirler.
  • salt hayalgücü, hiçbir zaman hafıza kadar bencillik içermez
  • Bu büyük, lüks otel bir tiyatrı gibi düzenlenmişti ve kalabalık bir figüran kadrosu, sahne üstüne varıncaya kadar her yeri hareketlendiriyordu. Müşteriler, sadece birer seyirci oldukları halde, oyuncuların bir sahneyi seyircilerin arasında oynadığı tiyatrolardaki gibi değil de, seyircilerin hayatı, sahnenin şatafatı içinde geçiyormuşçasına, temsile sürekli katılıyorlardı.
  • Yüzündeki ifadeler, sanki sadece benim için yaratılmış bir lisanda yazılmışlardı; o benim hayatımdaki her şeydi, diğer insanlar, ona bağlı olarak, onun kendileri hakkında bana bildireceği değerlendirmeye bağlı olarak vardılar sadece; ama yo, hayır, ilişkimiz o kadar geçici olmuştu ki, tesadüfi olması imkansızdı. O beni tanımıyor artık, bense onu bir daha hiç görmeyeceğim. Biz sadece ve sadece birbirimiz için yaratılmamıştık, o bir yabancıydı.
  • Adalet'in imkansız bir şey olması için, .... gibi haklı olanların, haksız da olmaları gerekir.
  • bir zamanlar kasten bakmadığım unsurları yakalamak üzere eğitilmiş olan gözlerim, ilk yıl bakmayı bilmedikleri şeyleri uzun uzun seyrettiği için.
  • Prensip olarak hükümdarlar her yerde kendi evlerindedirler
  • Şüphesiz, insanların, en çok sevdiğimiz insanların bile, bizden etrafa yayılan hüzünden veya öfkeden bıktıkları olur. Ama bir insanın asla ulaşamayacağı bir kızdırma yeteneğine sahip olan bir şey varsa o da piyanodur.
  • büyük tensel yorgunlukları izleyen, burada incelenmesi yersiz olacak dönüşüm kuralları, hayali geçici bir bunaklığımız üzerinde dolaşıp duran kadının, aslında alnından öpmekle yetineceğimiz bir kadın olmasına yol açar.
  • Nasıl ki kitaplar sayesinde bilim, işini bitiridiği andan itibaren işçi olmaktan çokan bir işçi için ulaşılır bir şeyse, aynı şekilde zarafet de, hası şapka ve eldiven sayesinde, o akşam artık müşterileri asansörle çıkarıp indirmeyecek olan ve kendini, gömleğini çıkarmış genç bir cerrah veya üniformasız bir astsubay gibi, kusursuz bir yüksek sosyete mensubu olarak gören asansörcü çocuk için ulaşılır hale geliyordu.
  • ne var ki insanlar, biz kendilerini tanıdıkça tahrip edici bir karışıma batırılan bir maden gibi, yavaş yavaş, gözümüzün önünde meziyetlerini (bazen de kusurlarını) kaybederler.
  • Bir hatalarını yakaladığımızda gülmeye başlayan kişilere asla öfkelenmememiz gerekir. Gülmeleri alay ettiklerinden değil, bizim hoşnutsuzluğumuzdan korkup tir tir titremelerindendir.
  • Ne var ki nezaket herkeste aynı şekilde tezahür bulmaz. Eğitim yoluyla yüksek sosyete mensuplarının sabit görgü kurallarına bağlanmamış olan ..., sergileme fırsatı buluncaya kadar karşısındakilerin bilmediği, inkar ettiği bir iyi niyetle doluydu.
  • ama en şiddetli acıları, tıpkı belli bir süre sonra etkisini gösteren kimi zehirlenmelerde olduğu gibi, hemen hissetmedim.
  • Şüphesiz bir insanın güzelliği, aşka, "Hayır, bu gece serbest değilim," türünden bir cümle kadar sık sebebiyet vermez. Eğer arkadaşlar arasındaysak, böyle bir cümlenin pek üzerinde durmayız; gece boyunca neşemiz devam eder, kafamız belirli bir görüntüyle meşgul olmaz; söz konusu görüntü, bu süre boyunca gerekli bileşimin içinde durur; eve döndüğümüzde, klişeyi banyo edilmiş halde, son derece net olarak karşımızda buluruz. Hayatın, artık bir gün önce bir hiç uğruna vazgeçebileceğimiz hayat olmadığınız farkederiz, çünkü ölümden hala korkmasak da, ayrılığı düşünmeye cesaretimiz kalmamıştır.
  • kuramlar ve akımlar, mikroplar ve kan hücreleri gibi, birbirlerini yerler ve savaşarak hayatın devamını sağlarlar.
  • Organlar, kendilerine duyulan ihtiyacın artıp azalmasına bağlı olarak körelir, güçlenir veya hassaslaşır. Demiryolları varolduğundan beri, trenleri kaçırmamak için, dakikaları hesaba katmayı öğrendik, oysa hem astronominin daha az gelişmiş olduğu, hem de hayatın bu kadar sürat gerektirmediği eski Romalılarda, değil dakika, kesin saat kavramı bile pek yoktu.
  • Alkolün etkisi, hiç vakit geçirmeden, arzumla eylem arasındaki, kapatılması imkansız mesafenin yerine, ikisini birleştiren bir çizgi çekiyordu.
  • mutluluğa asla bütünüyle sahip olunamayacağını ve henüz bu eksikliğin, mutluluğu veren değil, yaşayan kişiden kaynaklandığının keşfedilmediği
  • Belli bir yaştan sonra, benliğimizde farklı gelişimler olsa da, kendimize daha çok benzedikçe, ailevi özellikler de iyice belirginleşir. Çünkü tabiat, dokuduğu halının deseninde uyumuz gözetmekle birlikte, nakşettiği figürlerin farklılığı sayesinde bütünün tekdüzeliğini kırar.
  • soylu bir beyefendi, kendisine pek önem vermeyen mütevazi insanları değil, kim olduğunu bilen seçkinleri etkiler.
  • Hiç şüphesiz, kaderin daima bizden esirgediği sevilmenin hoşluğu hakkında herkes yalan söyler, ama biz kendisini sevmediğimiz halde bizi seven kişinin, gözümüze çekilmez biri olarak görünmesi, etki alanı katiyen ...'lerle sınırlı olmayan, genel bir kuraldır. Bizi seviyor diye değil, bize musallat oluyor diye tanımladığımız bir kişiye, bir kadına, onun cazibesine de, sevimliliğine de, zekasına da sahip olmayan herhangi birisinin arkadaşlığını tercih ederiz. Söz konusu kadın, bizim gözümüzde, bu özelliklerine, ancak bizi sevmekten vazgeçtikten sonra kavuşabilir.
  • kendi tanıdıklarının ünlü olduğunu ve kızlarının şan hocasının adını herkesin bildiğini zanneden insanların saf gururuyla
  • Hep birkaç yoksul olmalı ki, ben şimdi zengin olmuşken biraz onların ağzına edebileyim.
  • Bu evdeki eşyalar, insan olma, insanlar da, dost ve düşman olma eğilimindedir.
  • Nasıl ki yorulduğumuzu hatıladığımızda, yorgunluğumuzu şiddetle hissedersek, "Dinlendim," demek de, dinlenmişlik duygusunu yaratmak için yeterlidir.
  • içtenlikle ibadet edildiği sürece, bütün dinler iyidir.
  • kadınların hepsi sinir hastasıdır.
  • Hayatta kimseden bir şey kabul etmedim. Bu sayede en ufak bir teşekkür borçlu olduğum tek bir kişi bile yok.
  • erişemediği üzüme koruk diyerek
  • Her şeyden önce, paranın rengi olmadığı doğru değildir. Kullanıla kullanıla kararmış paralar, değişik bir yöntemle kazanıldığında gıcır gıcır olurlar. ... gerçekten de ders vermeye gitse, muhtemel kız öğrenciden akacağı 2 Louis altını, ....'in vereceği 2 Louis altınından farklı bir etki bırakırdı üzerinde.
  • O günden itibaren, takvim değişti, günler şöyle sayılıyordu: "Hindileri kendi ellerimle kestiğimin ertesi günü," "Müdür beyin hindileri kendi elleriyle kestiğinden tam bir hafta sonra."
  • İnsanlar, kendilerinin sıyrılmaya çalıştığı özellikleri korumuş olan akrabalarını yabacılara göstermekten hoşlanmazlar.
  • Bir perhize katlanmaktan daha zor bir şey varsa, o da bu perhizi başkalarına dayatmamaktır.
  • yediği bir darbe sonucunda sıçrayarak, kendi çabasıyla asla yükselemeyeceği bir noktaya ulaşan adam
  • Her kıskançlık kendine hastır ve kendisini doğuran kişinin damgasını taşır.
  • Kendi başkalaşımlarımı nesnelerin ayrılığıyla karşılaştırarak kavrıyordum. Oysa tıpkı insanlara alışmamız gibi nesnelere de alışırız, sonra, aynı nesnelerin daha önce taşıdığı farklı anlamı, ardından, bütün anlamlarını kaybettiklerinde şahit oldukları, bugünkünden çok farklı olayları, aynı tavan altında, aynı camekanlı kitaplıklar arasında oynanan farklı sahneleri ansızın hatırladığımızda, bu farklılığın işaret ettiği gönül ve hayat değişimleri, mekanın tekliği ile pekişen değişmez dekorun sürekliliği tarafından iyice vurgulanır.
  • böyle bir kederi, ancak bir deli, sürekli ve kalıcı bir hale getirir, bütün hayatına yayabilirdi.
  • Aslında, en çok aşık olduğum sevgililerim, onlara beslediğim aşkla asla çakışmamışlardır. Ben onları görebilmek, sadece benim olmalarını sağlama için her şeyden vazgeçtiğime, bir akşam kendilerini boş yere bekleyecek olsam, hıçkırarak ağladığıma göre, bu aşk, gerçekti. Ama onlar, bu aşkın sureti olmaktan çok, aşkı doğurup doruğa ulaştırma gücüne sahiptiler. Onlara baktığımda, onları dinlediğimde, kendilerinde bu aşka benzeyen, bu aşkı açıklayabilecek hiçbir şey bulamazdım. Buna rağmen, benim için tek mutluluk, onları görmek, tek üzüntü, onları beklemekti. Sanki kendileriyle hiçbir alakası olmayan bir etki gücü, doğa tarafından onlara ayrıca eklenmişti ve elektiriğe benzeyen bu gücün üzerimdeki etkisi, aşkımı harekete geçirmek, yani bütün davranışlarımı yönetmek ve bütün ıstıraplarımın kaynağı olmaktı.