Belki aşksızlıktan öleceğim ama yine sana dönmeyeceğim.
E.A.
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Adsız dedi ki…
Mail de atabilirdim ama içim çekmedi. İtlik edip buraya yazdım; Gökçingim, nur-u aynım, aşikar ki hicran yarası çekmektesin. Kanırtacak bi şiir de benden, ben yazmadım ama okudum.Varoluş sürecini bana borçlu sayılır.Dilaver Cebeci'den.
BEŞ ZAMAN ARASINDA BİR KASÎDE
Aşk henüz balçıkla kan arasındaydı: Ben saçlarını örüyordum bir ıssız gezegende, Daha yaşanmamış geceleri hayâl ediyordum, Bir yılkı atı gibi başıboş sıcaklığını Tutup geleceğe ben yediyordum.
Aşk henüz bedenle can arasındaydı: Tâ gözlerinin içine bakıyordum bir ıssız gezegende, Yıldızları koyuyordum yerliyerine... Acıyı öğreniyordum, o muhteşem acıyı... Nefesimle çizgiler çiziyordum ellerine...
Aşk henüz mekânla zaman arasındaydı: Göç arzuları mı ne kımıldıyordu içimizde? Kolların boynumdaydı, yüzün yüzüme değiyordu, Bir yasak ağacın gölgesindeydik ikimiz; Olgun şiirler dalları yere eğiyordu...
Aşk henüz toprakla duman arasındaydı: Dokuz renkli kehkeşanlar dolaşıyordu çevremizde, Ben süt-beyaz teninden ay ışığını süzüyordum. Kalem yoktu, kâğıt yoktu, harf yoktu, Kirpik uçlarımla alnına bir şeyler yazıyordum.
Aşk henüz gurubla tan arasındaydı: Bir ıssız gezegende fısıldaşıyorduk ikimiz, Sözün lezzetini tadıyorduk bir mercan kadehten, Deli yağmurlar dolduruyordu derin çukurları,
Hicran yarası zordur, çok acır, çok kanar meret... Ama bir sabah uyanırsın ve bir mucize olur... dokunursun, kaşırsın ama yo artık acı yerine minicik bir sızı kalmıştır geriye... Hep çok saçma gelse de, zaman o kadar büyülü bir ilaç ki...
Yorumlar
BEŞ ZAMAN ARASINDA BİR KASÎDE
Aşk henüz balçıkla kan arasındaydı:
Ben saçlarını örüyordum bir ıssız gezegende,
Daha yaşanmamış geceleri hayâl ediyordum,
Bir yılkı atı gibi başıboş sıcaklığını
Tutup geleceğe ben yediyordum.
Aşk henüz bedenle can arasındaydı:
Tâ gözlerinin içine bakıyordum bir ıssız gezegende,
Yıldızları koyuyordum yerliyerine...
Acıyı öğreniyordum, o muhteşem acıyı...
Nefesimle çizgiler çiziyordum ellerine...
Aşk henüz mekânla zaman arasındaydı:
Göç arzuları mı ne kımıldıyordu içimizde?
Kolların boynumdaydı, yüzün yüzüme değiyordu,
Bir yasak ağacın gölgesindeydik ikimiz;
Olgun şiirler dalları yere eğiyordu...
Aşk henüz toprakla duman arasındaydı:
Dokuz renkli kehkeşanlar dolaşıyordu çevremizde,
Ben süt-beyaz teninden ay ışığını süzüyordum.
Kalem yoktu, kâğıt yoktu, harf yoktu,
Kirpik uçlarımla alnına bir şeyler yazıyordum.
Aşk henüz gurubla tan arasındaydı:
Bir ıssız gezegende fısıldaşıyorduk ikimiz,
Sözün lezzetini tadıyorduk bir mercan kadehten,
Deli yağmurlar dolduruyordu derin çukurları,
Henüz denizler yoktu ben seni severken...
sayende ben de bu şiirin varolusuna dahil oldum ve sana olan borcu artmakta şiirin..
Hicran yarası... Bir türlü kurtulamadık kendisinden... Denizler de vardı ama :))
slmla..
boyle bir "kurtulus" hissim hic olmadi ama herseyin bir ilki var. beklemekteyim..