Ana içeriğe atla

Kristof KOLOMB evli olsaydı...

... belki de Amerika kıtası hiç bir zaman keşf edilmeyecekti. Çünkü o meşhur ve macera dolu seyahatın planlarını yapmak yerine karısının, ona yönelteceği soruların cevaplarını vermeye çalışacaktı.
Peki Kristof KOLOMB un karısı ona NE sorabilirdi:
1. Bölüm soruları:
* Nereye gidiyorsun? Kiminle gidiyorsun? Niçin gidiyorsun? Nasıl gidiyorsun?
- Keşif için gidiyorum.
* Neyin keşfine gidiyorsun? Niye bir tek sen gidiyorsun?
2. Bölüm soruları:
* Sen dönene kadar ben NE yapacağım? Ben de seninle gelebilir miyim? Senin kürekçilerin var mı? Personal listeni bana göstersene! Peki NE zaman dönüyorsun? Doğru söyle niçin gidiyorsun?
3. Bölüm soruları:
* Sen bu seyahatı bensiz planladın değil MI? Bana cevap versene? Bu seyahattan amacın NE? Yoksa biriyle MI kaçıyorsun? Senden nasıl haber alacağım? Senin orada neler çevirdiğin NE malum? Gemide kadın DA var mı demiştin?
4. Bölüm soruları:
* Ben hala neyin keşfin olduğunu anlayamadım? Senden başka keşif yapacak yok mu? Sen zaten her zaman böyle yapıyorsun! Sen kendini bana karşı ön plana çıkartıyorsun! Ben anlamıyorum keşf edilececek başka bir şey daha kaldı mı ki? Benim kırık kalbimi niye keşf etmıyorsun?
5. Bölüm soruları:
* Onu bunu bilmem ben de seninle geleceğim! Yalnız annemler seyahattan dönene kadar bir ay beklemen lazım!
- Neden?
* Çünkü onların DA gelmelerini istiyorum! Annemler bugüne kadar hiçbir yeri keşf etmediler!
- Olmaz!
* Kapat çeneni, sen bir damat olarak bunu yapmak zorundasın! Sen gemide kadın DA var demiştin. Değil MI?
********************************************

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Murat Menteş - Ruhi Mücerret 3

* Hatırlananlar, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla. * BİMbaşı * Seni öldürmeyen şey, seni şişmanlatır. * Mükemmel kişiler mükemmeliyetçi olmazlar. * Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut. * Çok şakacısınız. - Değilim, espritüelim. Espri, hakikate yaklaşmanın; şaka ise gerçeklerden kaçmanın yoludur. * Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor. * Bana, içimi görmeye çalışır gibi baktı. * "Çay alır mıydınız?" Bu cümleye dikkat edin sevgili okur. Bir düşüncenizi söylediğiniz anda çay teklif eden kimse, size katılmıyor demektir. * "Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak" diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim. * Mısralar kalbe barut döküyor, müzik ise kıvılcım saçıyordu. * Haklı çıkmanın aşağılık tatmininden vazgeçemeyen beleşçiler, kötümserlikte ısrarcıdır. * Cevabını bilmediğin sorular sorma. * Sadece mübadele aracı olan paranın doğurduğu hiyerarşi, iletişimi de ilişkileri ...

ekinler dize kadar

1. Ekinler dize kadar, fener gel bize kadar Sana bir şey göstersem, kasıktan dize kadar Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın... 2. Çıktım taşın üstüne, açtım bacaklarımı Altımdan geçen fener, yesin ta.aklarımı Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın... 3. Portakal soyulur mu, tadına doyulur mu Fener sana bi koysam, fizandan duyulur mu Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın.. 4. Mektup mektup içinde, mektup zarfın içinde Dur oynaşma fenerbahçe, azcık kalsın içinde Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın... 5. Fenermiş onun adı, severmiş büyük malı Ne yapsın yavru serçe alışmış koca .ike Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın... 6. Gittik biz kadiköye, koyduk fenerbahçeye Bakirelik gidince, düştü genel evlere Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın... 7. Fener demek g.t demek, herkese veren demek Bizim başımız kel mi, bize de vermen gerek Al bunu alamaz mısın, sen ne biçim delikanlısın... 8. Fenerim kapı gibi, aspirin hapı gibi Akşamda...

Murat Menteş - Ruhi Mücerret

* Hayat nasıl gidiyor? - Yaşayan birine sor. * Yapabildiğim tek spor bu: Çay karıştırmak. * Kurt kocasa da huyu değişmez. * Kim 100 yaşında olmak ister ki? - 99 yaşındakiler. * Harbin hakikisi de, temsili de, rüyası da canımı yakıyor. * Memleket sathına yayılmış olan savaş küçüle küçüle benim hafızama kadar geriledi, münferit bir vaka haline geldi. * Hayatın en zor kısmı ilk 100 yıldır. * Artık kimseleri gömmek istemiyorum. Mezarlıklara dolu gidip boş dönmekten yıldım. * Düğününe gittiğim herkesin cenazesine de gittim. Dün mama isteyenler, şimdi börtü böceğe ziyafet oldu. * Tamam, ölenle ölünmüyor. Lakin yaşayanla da yaşanılmıyor. * Geçmişte kalan her şey kısa sürmüştür demektir. * Tesadüf, talih ve bahtsızlık... hepsi kaderin şubeleridir. * Mazideki kederleri hatırlamanın sağlayacağı koruma, unutmanın getireceği huzurun yanında bir hiçtir. Lakin aklın forsu hafızaya sökmez. * 100 sene nasıl mı geçti? Size şu kadarını söyleyeyim, 1 saniye ile 1 asır arasınd...