Ana içeriğe atla

bir düğün gecesi-dar zamanlar 2 - Adalet Ağaoğlu

* Ben Ayşen'i düşünüyorum. Hem buraya gelmemezlik edemeyecek, hem buradan çıkıp gitmeyi her saniye isteyecek ölçüde...

* Şişmanlıyorsam yatağına almazsın, ne yapalım. Üç ay önceki pantolonuma sığmıyorsam, iki ay önceki eteğin beli zor kavuşuyorsa, bu benim bileceğim şey. Yenisini edinmek. Onu da sen alacak değilsin zaten.

* ... bütün utanma duygularını senin için harcayan korkunç yenge Müjgan...

* Hem kesinlikle unutamazlar bir sakatı, bir hastayı, bir tutukluyu, hem iyi günlerini o sakat, o hasta, o tutukluyla geçirememiş birini bulup, bulup o enayiyi, kendi vermek istemedikleri hizmete ve yardıma koşarlar.

* Benim asıl ümidim ümitsizliğimdir! Mutluluksa mutsuzluğun bilincinde olmaktır!

* Bu resimler güzelse, düşüncem güzel olduğu için güzel, düşüncem güzelse bu resimler güzel olduğu için...

* Ne olursam olurum, tornistan yok. Hiç olurum, hiçlik olurum, tornistan olmam...

* İlhan'la övünüyorsun, Aysel'e güveniyorsun, bana da çalışıyorsun...

* Kasım ayında, ağır bulutlarla yüklü günde bir hüzün, akşamı beklemeden bastırıyor.

* İnsanın, kandıramayacağını bile bile kendisine yalan söylemesinden daha kolay ne var acaba?

* Tarihte nice ulak, nice komutandan fazla işe yaramıştır.

* Bilim fazla, yaşama eksik olunca, ya yaşama küskünleşir insan, ya bilim içinde hödükleşir. Bende şimdi ikisi de var. En yakın bilimci dostlarımın hödüklüklerinden küskün, küskünleştikçe de hödük bir Ömer oldum son aylar...

* Bir düğünde hemen herkes, bir ucundan eski nikah defterlerini kurcalar. Geçmiş, evlilikte adanma ya da adanmama bölümleriyle yeni bir yuvanın temelleri atılırken elden geçirilir en çok.

* Emekli albayın karısı bocalıyor. Henüz her noktada ve her yerde bocalıyor o. Doğduğu yerle Anadolu Kulübü arasında, şimdi giyindikleriyle dün çıkardıkları arasında, küçük kentle büyük kent arasında, görmediği Kore ile görmediği Amerika arasında, paşalarla işadamları arsında, tınraklarını boyamakla iyi boyamamak arasında, kocasına kul olmakla onu kendine kul etmek arasında bocalıyor.

* Sanma ki ben yeğenlerimi kurtardım, kurtardımsa... Yok, yok. Bir bakıma onlar beni kurtardılar, kurtuldumsa... İşimi en çok onlar yüzünden sevdim, en çok onlar için yaptım inan olsun...

* Bu konularda kimselerden akıl alınmaz. Kimseler de sana en uygun aklı veremez anladın mı? Allah bilir sen, aşkın insan yüreğine kendiliğinden girerek kendiliğinden çıkıp gidecek bir şey olduğunu düşünürsün en çok. Bir de sevdalanmaktan utanırsın, bunu kim öğrettiyse!.. Utanılacak olan sevdalanmak değil be oğlum. Utanılacak olan, her şey için savaşan birinin, söz sevdaya geldi mi, orda savaşmaya yan çizmesi.

* Bir süredir ve bir süre için.

* Annemi anlamak üzere ana olmaya hazırlanıyorum. Çocuklarını anlamak üzere bunlar hiçbir şeye hazırlanmamışken....

* Bana karşı öfkeyle donanmış bir saygısı vardı. Saymadan edemediği için öfke, öfkelenmeden edemediği için de saygı.

*  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Murat Menteş - Ruhi Mücerret 3

* Hatırlananlar, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla. * BİMbaşı * Seni öldürmeyen şey, seni şişmanlatır. * Mükemmel kişiler mükemmeliyetçi olmazlar. * Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut. * Çok şakacısınız. - Değilim, espritüelim. Espri, hakikate yaklaşmanın; şaka ise gerçeklerden kaçmanın yoludur. * Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor. * Bana, içimi görmeye çalışır gibi baktı. * "Çay alır mıydınız?" Bu cümleye dikkat edin sevgili okur. Bir düşüncenizi söylediğiniz anda çay teklif eden kimse, size katılmıyor demektir. * "Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak" diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim. * Mısralar kalbe barut döküyor, müzik ise kıvılcım saçıyordu. * Haklı çıkmanın aşağılık tatmininden vazgeçemeyen beleşçiler, kötümserlikte ısrarcıdır. * Cevabını bilmediğin sorular sorma. * Sadece mübadele aracı olan paranın doğurduğu hiyerarşi, iletişimi de ilişkileri ...

Murat Menteş - Ruhi Mücerret

* Hayat nasıl gidiyor? - Yaşayan birine sor. * Yapabildiğim tek spor bu: Çay karıştırmak. * Kurt kocasa da huyu değişmez. * Kim 100 yaşında olmak ister ki? - 99 yaşındakiler. * Harbin hakikisi de, temsili de, rüyası da canımı yakıyor. * Memleket sathına yayılmış olan savaş küçüle küçüle benim hafızama kadar geriledi, münferit bir vaka haline geldi. * Hayatın en zor kısmı ilk 100 yıldır. * Artık kimseleri gömmek istemiyorum. Mezarlıklara dolu gidip boş dönmekten yıldım. * Düğününe gittiğim herkesin cenazesine de gittim. Dün mama isteyenler, şimdi börtü böceğe ziyafet oldu. * Tamam, ölenle ölünmüyor. Lakin yaşayanla da yaşanılmıyor. * Geçmişte kalan her şey kısa sürmüştür demektir. * Tesadüf, talih ve bahtsızlık... hepsi kaderin şubeleridir. * Mazideki kederleri hatırlamanın sağlayacağı koruma, unutmanın getireceği huzurun yanında bir hiçtir. Lakin aklın forsu hafızaya sökmez. * 100 sene nasıl mı geçti? Size şu kadarını söyleyeyim, 1 saniye ile 1 asır arasınd...

öyle ya da böyle

* Otomobil şirketleri bazen araçlarını geri çağırıyor ya... Tanrım sen de bazı kullarını geri çağır lütfen ya... * Her kadına sahip olmaya çalışan adam, bir kadına hasret kalır. * Düşündüğünüz, Söylemek istediğiniz, Söylediğinizi sandığınız, Söylediğiniz, Karşınızdakinin duymak istediği, Duyduğu, Anlamak istediği, Anladığını sandığı, Anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla yanlış anlaşılmanızın en az 9 ihtimali var. Anlaşılmak lüks olmamalı... * Hiç kimse mükemmel değildir; ta ki sen onlara aşık oluncaya kadar. * Unutma! Susarsan çok şey duyarsın. * Nükleer Başlıklı Kız * Akıl "fukara" olunca, fikir ''ukala'' olurmuş. * Hamamböceği kafasız 8 gün yaşarmış. Peh! O da birşey mi? Kimi insanlar beyinsiz bi ömür yaşıyor. * Ne yaparsam yapayım olay oluyor. Her şeye rağmen ayaktayım ya herhalde bazılarına bu koyuyor! * Motorlu araçlar departmanı ve sağlık bakanlığının yaptığı son araştırmalara göre trafik kazalarının %23'ü alkol yüzünden meydana gelmektedir...