Ana içeriğe atla

Erkekler Mars'tan, Kadınlar Venüs'ten

* Karşı cinsin gizli farklarını anlayarak yüreklerimizdeki aşkı daha başarılı bir biçimde verebilir ve alabiliriz. Farklarımızı kabul ederek, isteklerimizi gerçekleştirme yolunda yaratıcı çözümler keşfedebiliriz. Daha da önemlisi, bizim için önemli olan insanları sevip desteklemenin en iyi yollarını öğreniriz. 

* Aşk sihirlidir ve eğer farklılıklarımızı unutmazsak, kalıcı da olabilir. 

* Erkeklerin şefkat ve ilgilerini, kadınların da güvenlerini göstermenin yepyeni yollarını bulmaları gerekir. 

* Biriyle ne kadar yakınsak, yaralamak ya da yaralanmak o kadar kolaydır. 

* Münakaşa için iki kişi gerekirken, münakaşayı kesmek için biri yeter. 

* Venüs'te biri üzüldüğünde Venüslüler asla onu görmezden gelmezler. Aksine, pek çok soru sorarak onu neyin üzdüğünü anlamaya çalışırlar. Mars'ta ise kasırga eserken herkes kendine bir çukur bulup içine saklanır. 

* İlişkiler, enerjimizi eşimizin takdir edebileceği şekillerde yönlendirmeyi öğrenene kadar zor gelir. 

* Bir ilişkinin başarısı büyük ölçüde iki etkene dayanır; erkeğin kadının duygularını sevgi ve saygıyla dinleyebilmesine; kadının duygularını sevecen ve saygılı bir biçimde paylaşabilmesine. Bir ilişkide eşlerin değişen duygu ve gereksinmelerini birbirlerine iletmeleri gerekir. Kuşkusuz kusursuz iletişim beklemek fazla idealistlik olur. Neyse ki, kusursuzlukla simdi bulunduğumuz nokta arasında gelişmek için daha çok yer vardır. 

* Bir başkasının bakış açısını gerçek anlamda anlamak, özellikle de o sizin duymak istediklerinizi söylemiyorsa, hiç kolay değildir.

* Aşk hiç bir zaman istemek zorunda kalmamaktır.
* Kadınlar bu noktadan hareket ettikleri için, eşleri kendilerini seviyorsa istemeden destek vereceğini var sayarlar. Hatta erkeğin sevgisinin gerçek olup olmadığını sınamak için özellikle istememe yolunu bile seçerler. Erkeğin bu sınavı geçmesi, kadının ihtiyaçlarını tahmin edip istenmeden desteğini vermesi beklenir. 

* Eğer bir erkekten yanlış biçimde destek isteyecek olursanız soğuyacak, istemediğiniz sürece de hiç vermeyecektir. 

* Bir erkekten yardım ister ve hayır dediği için onu reddetmezseniz, bunu hatırlayacak ve bir dahaki sefere vermeye çok daha istekli olacaktır. Öte yandan, eğer sessizce kendi gereksinmelerinizden özveride bulunup hiçbir şey istemezseniz, ona ne kadar sık ihtiyaç duyduğunuz konusunda hiçbir fikri olmayacaktır. Eğer siz sormazsanız o nereden bilebilir ki? 

* Baba hayır diyemezse bu çocuğun değil, babanın sorunudur. 

* Kabul ettirici istemenin en önemli öğelerinden biri de, yardım istedikten sonra susmaktır. 

* Gerçekleşen beklentiler bunalımı

* Eğitim kuramı yeni bir şey öğrenmek için iki yüz kez işitmemiz gerektiğini öngörür.

*

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Murat Menteş - Ruhi Mücerret 3

* Hatırlananlar, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla. * BİMbaşı * Seni öldürmeyen şey, seni şişmanlatır. * Mükemmel kişiler mükemmeliyetçi olmazlar. * Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut. * Çok şakacısınız. - Değilim, espritüelim. Espri, hakikate yaklaşmanın; şaka ise gerçeklerden kaçmanın yoludur. * Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor. * Bana, içimi görmeye çalışır gibi baktı. * "Çay alır mıydınız?" Bu cümleye dikkat edin sevgili okur. Bir düşüncenizi söylediğiniz anda çay teklif eden kimse, size katılmıyor demektir. * "Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak" diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim. * Mısralar kalbe barut döküyor, müzik ise kıvılcım saçıyordu. * Haklı çıkmanın aşağılık tatmininden vazgeçemeyen beleşçiler, kötümserlikte ısrarcıdır. * Cevabını bilmediğin sorular sorma. * Sadece mübadele aracı olan paranın doğurduğu hiyerarşi, iletişimi de ilişkileri ...

Murat Menteş - Ruhi Mücerret

* Hayat nasıl gidiyor? - Yaşayan birine sor. * Yapabildiğim tek spor bu: Çay karıştırmak. * Kurt kocasa da huyu değişmez. * Kim 100 yaşında olmak ister ki? - 99 yaşındakiler. * Harbin hakikisi de, temsili de, rüyası da canımı yakıyor. * Memleket sathına yayılmış olan savaş küçüle küçüle benim hafızama kadar geriledi, münferit bir vaka haline geldi. * Hayatın en zor kısmı ilk 100 yıldır. * Artık kimseleri gömmek istemiyorum. Mezarlıklara dolu gidip boş dönmekten yıldım. * Düğününe gittiğim herkesin cenazesine de gittim. Dün mama isteyenler, şimdi börtü böceğe ziyafet oldu. * Tamam, ölenle ölünmüyor. Lakin yaşayanla da yaşanılmıyor. * Geçmişte kalan her şey kısa sürmüştür demektir. * Tesadüf, talih ve bahtsızlık... hepsi kaderin şubeleridir. * Mazideki kederleri hatırlamanın sağlayacağı koruma, unutmanın getireceği huzurun yanında bir hiçtir. Lakin aklın forsu hafızaya sökmez. * 100 sene nasıl mı geçti? Size şu kadarını söyleyeyim, 1 saniye ile 1 asır arasınd...

öyle ya da böyle

* Otomobil şirketleri bazen araçlarını geri çağırıyor ya... Tanrım sen de bazı kullarını geri çağır lütfen ya... * Her kadına sahip olmaya çalışan adam, bir kadına hasret kalır. * Düşündüğünüz, Söylemek istediğiniz, Söylediğinizi sandığınız, Söylediğiniz, Karşınızdakinin duymak istediği, Duyduğu, Anlamak istediği, Anladığını sandığı, Anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla yanlış anlaşılmanızın en az 9 ihtimali var. Anlaşılmak lüks olmamalı... * Hiç kimse mükemmel değildir; ta ki sen onlara aşık oluncaya kadar. * Unutma! Susarsan çok şey duyarsın. * Nükleer Başlıklı Kız * Akıl "fukara" olunca, fikir ''ukala'' olurmuş. * Hamamböceği kafasız 8 gün yaşarmış. Peh! O da birşey mi? Kimi insanlar beyinsiz bi ömür yaşıyor. * Ne yaparsam yapayım olay oluyor. Her şeye rağmen ayaktayım ya herhalde bazılarına bu koyuyor! * Motorlu araçlar departmanı ve sağlık bakanlığının yaptığı son araştırmalara göre trafik kazalarının %23'ü alkol yüzünden meydana gelmektedir...