Ana içeriğe atla

Murat Menteş - okumalı

* Cüneyt Arkın film çevirir, Gencebay şarkı söyler ve ben roman yazarım. 

* Algan Sezgintüredi'nin yeni kitabı Katilin Şahidi çıktı. Tek kelimeyle şahane; iki kelimeyle çok şahane.

* Ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara adamının hayreti içindeyim.

Korkma Ben Varım
İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek.
* Sana rastlayıncaya kadar deli gömleğimin üzerine hep en iyi marka kazaklar, ceketler giydim.
Aranızda telekinezi yeteneği olan varsa elimi kaldırsın.
Zihnimizi edebiyat dekore eder. Kalbimiz ile beynimiz arasında işlek kanallar, koridorlar, tüneller açar. Ahlaki olgunluğun, vicdan hassasiyetinin, gönül ferahlığının imkânlarını; edebiyat sanatı sayesinde keşfederiz. Bir kumandanı, deliyi, anneyi, büyücüyü, talebeyi, avukatı, fahişeyi; korkağı, cömerdi, zavallıyı, kurnazı, dâhiyi, tembeli, salağı… kelimelerden tanırız. Sağlam bir edebiyat donatımı, bize insanların ruhunu sezme, insanlığımıza hakim olma, sahip çıkma gücünü verir. Birbirimizi hakikaten tanımamız, sahiden anlamamız, derinden kavramamız edebiyat sayesindedir.
Sen cennete gidince cennet daha güzel bir yer olacak.
Kendini kandırmayı başarmış birinin sözleri, sizi de kandırabilir. Bugünün doğruları, pekala yarının yalanları şekline girebilir.
Peki ya ben? Bu alçak tavanlı şehirde, kazasız belasız ne kadar yükseğe sıçrayabilirdim?
İnsan boş bir tüfektir ama bakarsın birgün patlar.

Ruhi Mücerret 
* Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor.
Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.
Aptallar kötüleri zeki zanneder.
Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
* Bu dünyanın kuralları güzel kadınları bağlamaz.

Dublörün Dilemması
* Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz.
Aşk, insanın şahsiyetini pekiştirir. Çünkü hayatın manası, aşk bohçasında gelen bir hediyedir. Mevcudiyetinin hakkını vermek, hiç değilse mazeretini bulmak isteyen insan yalnızca aşka müracaat edebilir.
Whitcomb Judson, fermuarın mucidi. 21 Eylül 1922'de öldüğünde, Chicago'da bütün fermuarlar yarıya indirilmiş.
... Zaten kekemeydim, gelgelelim Gönül'ün karşısında büsbütün dilsizleşiyordum. Gönül de bana karşı sağırdı. Tarih hala tekerrür ediyordu; Gönül, Ferman dinlemiyordu.
* Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir, iftiralar senin için terapidir.
Orhan Gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan.
Bitkin benim göbek adımdı. Dünyaya geldiğimde de bitkindim.
Bir erkeğin hayatında, tesadüflerin toplamından fazla bir şey yoktur...
* Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar.
* Bir sözün doğruluğu ile inandırıcılığı arasında hiçbir bağlantı yoktur.
* ...Bu müzikal kapışmanın tek seyircisi olarak, kürsüde donup kalmıştım. Sevdiğim kadını bulmalıydım. Gerçi burada gebersem bile onun umursayacağı yok ya, benim haşat kalbim korkuyla değil aşkla çarpıyordu. Ve bu kurşun yağmurunun altındaki kan ırmağında, kupkuru bir adam, tabancasını alnıma doğrultmuş, cesetlerden oluşan bir köprüden bana doğru koşuyordu!..
* Bana nefretle bakıyordu; bir ceylan ne kadar nefret edebilir? ... Nefreti anında iğrentiye dönüştü. Bir adatavşanı ne kadar iğrenebilir?
Küstahlık etmekten bedensel bir kaderle men edilmiştim ve buna canla başla direniyordum.
Lope De Vega'ya, Shakespeare'e, Marlowe'a, Ibsen'e, Moliere'e, saygım sonsuzdu; gelgelelim artık tiyatro çağı kapanmıştı. Hayatın kendisi öylesine hileli hale gelmişti ki, tiyatroda ancak can çekişme sahnelenebilirdi.

* Deplasmanda plasebo 
Allah'ım kaderimde anarşi ve protesto 
Antidepresanlar ve içi boş bir gardırop 
Ne de çok yer kaplıyor mesela 
Al Pacino yardımın gerekiyor Kadıköy'deyim stop. 

Allah'ım kaderim bu sentimental ambargo: 
Alternatif referans potansiyel salvo yok, 
Sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok; 
Cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop. 

Allah'ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin 
Kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor? 
"Deplasmandır bu dünya" diyor albino şeyhim 
Plasebo yutturuyor bana depresif doktor. 

Allah'ım kaderimden şikayetçi değilim 
Aksine bahtiyarım evrende bana da 
Rol verdiğin için şahsen, Allah'ım bizler senin
Falsolu kullarınız, n'olur bizden razı ol.

Cahil için herşey kötü güçler tarafından korunan sırlardır. Alim için sırlar, hayatın manasını pekiştirir.

*

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Murat Menteş - Ruhi Mücerret 3

* Hatırlananlar, yaşananlarla örtüşmez; anlatılanlar da hatırlananlarla. * BİMbaşı * Seni öldürmeyen şey, seni şişmanlatır. * Mükemmel kişiler mükemmeliyetçi olmazlar. * Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut. * Çok şakacısınız. - Değilim, espritüelim. Espri, hakikate yaklaşmanın; şaka ise gerçeklerden kaçmanın yoludur. * Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor. * Bana, içimi görmeye çalışır gibi baktı. * "Çay alır mıydınız?" Bu cümleye dikkat edin sevgili okur. Bir düşüncenizi söylediğiniz anda çay teklif eden kimse, size katılmıyor demektir. * "Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak" diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim. * Mısralar kalbe barut döküyor, müzik ise kıvılcım saçıyordu. * Haklı çıkmanın aşağılık tatmininden vazgeçemeyen beleşçiler, kötümserlikte ısrarcıdır. * Cevabını bilmediğin sorular sorma. * Sadece mübadele aracı olan paranın doğurduğu hiyerarşi, iletişimi de ilişkileri ...

Murat Menteş - Ruhi Mücerret

* Hayat nasıl gidiyor? - Yaşayan birine sor. * Yapabildiğim tek spor bu: Çay karıştırmak. * Kurt kocasa da huyu değişmez. * Kim 100 yaşında olmak ister ki? - 99 yaşındakiler. * Harbin hakikisi de, temsili de, rüyası da canımı yakıyor. * Memleket sathına yayılmış olan savaş küçüle küçüle benim hafızama kadar geriledi, münferit bir vaka haline geldi. * Hayatın en zor kısmı ilk 100 yıldır. * Artık kimseleri gömmek istemiyorum. Mezarlıklara dolu gidip boş dönmekten yıldım. * Düğününe gittiğim herkesin cenazesine de gittim. Dün mama isteyenler, şimdi börtü böceğe ziyafet oldu. * Tamam, ölenle ölünmüyor. Lakin yaşayanla da yaşanılmıyor. * Geçmişte kalan her şey kısa sürmüştür demektir. * Tesadüf, talih ve bahtsızlık... hepsi kaderin şubeleridir. * Mazideki kederleri hatırlamanın sağlayacağı koruma, unutmanın getireceği huzurun yanında bir hiçtir. Lakin aklın forsu hafızaya sökmez. * 100 sene nasıl mı geçti? Size şu kadarını söyleyeyim, 1 saniye ile 1 asır arasınd...

öyle ya da böyle

* Otomobil şirketleri bazen araçlarını geri çağırıyor ya... Tanrım sen de bazı kullarını geri çağır lütfen ya... * Her kadına sahip olmaya çalışan adam, bir kadına hasret kalır. * Düşündüğünüz, Söylemek istediğiniz, Söylediğinizi sandığınız, Söylediğiniz, Karşınızdakinin duymak istediği, Duyduğu, Anlamak istediği, Anladığını sandığı, Anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla yanlış anlaşılmanızın en az 9 ihtimali var. Anlaşılmak lüks olmamalı... * Hiç kimse mükemmel değildir; ta ki sen onlara aşık oluncaya kadar. * Unutma! Susarsan çok şey duyarsın. * Nükleer Başlıklı Kız * Akıl "fukara" olunca, fikir ''ukala'' olurmuş. * Hamamböceği kafasız 8 gün yaşarmış. Peh! O da birşey mi? Kimi insanlar beyinsiz bi ömür yaşıyor. * Ne yaparsam yapayım olay oluyor. Her şeye rağmen ayaktayım ya herhalde bazılarına bu koyuyor! * Motorlu araçlar departmanı ve sağlık bakanlığının yaptığı son araştırmalara göre trafik kazalarının %23'ü alkol yüzünden meydana gelmektedir...